Stupa nedir?

Budizmin en önemli yapısı olan ve içinde kutsal emanetler saklanan Hint kökenli anıt.

 
 

Mimarlık

Hindistan ve güney doğu Asya ülkelerindeki bir tapınak çeşididir. Kümbet biçiminde olup zamanla çok çeşitli formlar almıştır. İçinde Buda’ya ait eşya saklanır. Tapınma stupanın etrafında olur. (Kabe'deki gibi çevresinde dönmek şeklinde.) Stupalar zaman geçtikçe gelişmiş ve yükseldikçe incelen kuleler biçimine gelmiştir.

Budizmde ibadet çoğu zaman Stupa adı verilen mabetlerde yapılmaktadır. Stupaların geneli helezonik yapıda inşa edilmiştir. İbadet için Stupaya giren Budist önce Buda‘nın heykeline saygı gösterisi yapar; O’na çiçek ve tütsü sunar, Budistler kendi evlerinde de bir köşede korudukları Buda heykeline tazimde bulunarak, ibadet ederler. İbadetlerde klişeleşmiş dua ve söz yoktur.

Stupa denen Budist türbeler, içi dolu bir kubbe biçimindeki yapılırdı. Uygur stupası ise kubbeli otağa benzer yapıya dönüşmüştür.

Uygur devri Türk sanatı tarihinin en ilgi çekici mimari eserleri arasında kayalara oyulmuş mağara tapınakları da gösterilebilir. Bu tapınakların esası Çin’in kuzeyinde devlet kuran Tabgaçlarda da görülür. Doğu Türkistan’daki Bezeklik, Kızıl ve Tun-huang mağara tapınakları çok ünlüdür. Bunlar arasında Uygur tarzının en seçkin örnekleri Bezeklik mabetleridir.

Bezeklik mağara tapınakları Murtuk vadisinde, Kızıl Dağ mevkiinde kayalara oyulmuş 40 tapınaktan ortaya çıkmaktadır. Tapınakların genel planı en içte yer almakta olan ve yalnız rahiplerin girebildiği ve tapınılan Buda veyahut diğer bir ilâhın heykelinin bulunmuş olduğu iç tapınak ile bunun etrafındaki dehliz ve ikinci derecede mekânlardan oluşmaktaydı. Bu mabetler duvarları yoğun bir biçimde fresko tekniğiyle yapılmış ve dinî anlamı olan resimlerle bezendiği için Bezeklik adını almıştır.

Türk Budist mimarisinde gelişen stupalar, İslâmiyet’ten sonraki Türk türbe mimarisinin temelini oluşturur Uygurlardaki stupa şekli “yurt tipi” çadır şeklinden ilham almıştı. İslâmiyet’ten sonraki Türk mimarisinde soğan kubbe denilen lotus kubbe tipi de ilk kez Uygur stupalarıyla başlamıştır. Türklerden önce stupalar, bir dinî şahsiyetin kemiklerinin ve eşyalarının muhafaza edildiği kubbeli yapılardan ibaretti.

Koço şehrinin surları dışında, kuzeydoğu kısmında bulunan ve Koş-Gumbaz adı verilen stupalar Uygur stupalarının en güzel örneklerindendir. Benzer biçimde Toyuk şehrindeki stupalar ile Yar-Hoto şehrinin güneydoğusunda bulunan çok stupa da zikredilmeye değer özelliklere sahiptir.

Emlak Mimar