Peyzaj mimarlığı

Peyzaj mimarlığı, dekoratif sanatların bir koludur; mimarlık, resim heykel ve bahçe düzenleme ile yakından ilişkilidir. Peyzaj mimarları, belediyelerde ve toplu konut yapan inşaat şirketlerinde görev alabilirler.

Mimarlık

Peyzaj Mimarlığı nedir?

Kişinin doğal çevresinin bilinçli bir şekilde, insanlar için faydalı ve estetik özellikleri olan bir çevre durumunda düzenlenmesi konusunda çalışacak insan gücünü yetiştirmek ve bu alanda araştırmalar yapmaktadır. Peyzaj mimarlığı alanında yetişen ziraat mühendisi doğal çevreyi bozmadan, insan ihtiyaçlarının en iyi biçimde karşılanması için planlar yapar, bir kentte parkların, bahçelerin tarım alanlarının, yol ve konutların nerelere yerleştirileceği konusunda incelemeler yapar. Peyzaj mimarları genel olarak belediyelerde ve toplu konut yapan inşaat şirketlerinde görev alabilirler.

Peyzaj mimarının işi Peyzaj Mimarlığı’na ilişkin konularda; planlama,yapısal ve bitkisel tasarım, proje uygulama / yapım, bakım, yönetim, fizibilite, denetim, danışmanlık ve bilirkişilik hizmetleri vermektir.

Peyzaj nedir? Kime peyzaj mimarı nedir?

Peyzajı oluşturan doğal ve kültürel bileşenlerin ve çevrelerin koruma – kullanım dengesi gözetilerek; ekolojik, iktisadi, estetik ve işlevsel ölçütlere münasip (olarak) planlaması, tasarımı, onarımı, korunması ve yönetim konularında bilim ve sanat temelinde proje üreten kişidir.

Dış mekan düzenlemesi geniş ve kapsamlı anlamda peyzaj kısmını oluşturmaktadır. Peyzaj işini meslek edinenlere "peyzajist", "peyzajcı; Peyzaj işinin tasarımını, projelendirmesini yapan akademik eğitim almış kişilere de "peyzaj mimarı" denilmektedir.

Bahçe, orman ve ağaçla uğraşan herkese peyzaj mimar denir mi?

Bir peyzaj mimarının böyle bir proje yapabilmesi için, mimari bilgisinin dışında toprak, ekoloji, botanik, sistematik, tanı, sulama, hidroloji, dendroloji (Ağaç Bilgisi) gibi bilgilerle de donatılmış olması gereklidir. Bu bakımdan bir mimar peyzajcı olamayacağı gibi, her hangi bir orman mühendisi, ziraat mühendisi 3802 botanikçi de peyzajcı olamaz Bunu hassaten vurgulamamızın sebebi, bugün bir çok kişinin peyzaj mimarı olarak ortaya çıkmasından duyulan rahatsızlıktır.

Üniversitelerimizde artık ülke ihtiyaçlarına yetecek kadar Peyzaj Mimarı yetiştirilmektedir, ister bahçe düzenleme olsun, ister çevre düzenleme olsun bunları muhakkak uzmanına yaptırmalıyız. Düşünün ki bugün yapılmış olan ve uygulamaya başlanan projede 5-10-20 yıl sonrasının durumları dikkate alınmaktadır. Konudan habersiz bazı ihtiyaç sahipleri, bahçesinin seneler sonra kavuşacağı hali, kompozisyonu hemen istemektedir. Bu mümkün değildir. Projede yer almakta olan bir çam ağacı fakat 10-15 sene sonra projede gösterilen bir mekanı kaplayabilecektir. Oysa bugün 4-5 yaşında ve boyu 1 m.den küçüktür. Onun yanında yer almakta olan bir başka ağaç da belki 5 sene sonra istenen düzeye erişecektir.

Peyzaj Mimarı bunların ileriki senelerde ne kadar boylanacağını, tepe tacı ile ne kadar mekan kaplayacağını, ne form alacağını; bu ağaç ve ağaççıkların, çalıların vs. birbiri ile nasıl uyum sağlayacağını bugünden görür ve projelendirir.

Peyzaj Mimarlığı eğitiminin amacı nedir?

Peyzaj mimarlığı programının gayesi, kimsenin doğal çevresinin bilinçli bir şekilde, insanlar için faydalı ve estetik özellikleri olan bir çevre durumunda düzenlenmesi konusunda çalışacak insangücünü yetiştirmek ve bu alanda araştırmalar yapmaktır.

Peyzaj Mimarlığı programında okutulan dersler hangileridir?

Peyzaj mimarlığı programında fizik, kimya, zooloji, botanik, jeoloji, meteoroloji, peyzaj mimarisi teme ilkeleri, perspektif model çizme tekniği, süs bitkileri üretim tekniği, şehir ve bölüm planlamanın temel ilkeleri, peyzaj ekolojisi, kırsal çevre problemleri, ağaçlandırma, bitki sosyolojisi gibi dersler okutulmaktadır.

Peyzaj Mimarı adayında olması gereken nitelikler nelerdir?

Peyzaj mimarlığı alanında çalışmak isteyen bir kimsenin normalin üstünde bir genel akademik yetenek dışında şekil-uzay yeteneğine ve estetik görüşe sahip, biyolojiye ilgili ve tabiatı seven bir kimse olması gerekmektedir

Peyzaj Mimarı olmak isteyenlerin;

- Doğal ve kültürel çevreyi tanıma ve algılama yeteneğine,

- Tasarım – planlama mantığı ve ilkelerini tanımlayabilme yeteneği ve becerisine,

- Estetik görüşe,

-kreatif ve üç boyutlu düşünme yeteneğine

- Kültürel altyapıya,

- Doğadaki zor koşullarda çalışabilme azmi ve isteğine sahip olan idealist kimseler olması gerekmektedir

Peyzaj mimarlarının çalışma alanları nelerdir?

Peyzaj mimarlığı genelde belediyelerde ve toplu konut yapan inşaat şirketlerinde görev alabilirler.

Peyzaj Mimarlığı mezunlarının kazandıkları ünvan ve yaptıkları işler nelerdir?

Peyzaj mimarlığı programını bitirenlere “Ziraat Mühendisi” ünvanı verilir ve diplomada bölümün adı belirtilir. Peyzaj mimarlığı alanında yetişen ziraat mühendisi doğal çevreyi bozmadan, insan ihtiyaçlarının en iyi biçimde karşılanması için planlar yapar, bir kentte parkların, bahçelerin, tarım alanlarının, yol ve meskenlerin nerelere yerleştirilmesi gerektiği konusunda incelemelerde bulunmaktadır

Peyzaj planlama alanında:

- Ülkesel ve yerel ölçeklerdeki fiziki planlama çalışmalarında yer alarak, kültürel ve ve doğal değerlerin korunması ve sürdürülmesi temelinde alan kullanım projeleri üretir.

- Korunacak alanların belirlenmesi çalışmalarını yürütür, koruma alanı statüsündeki yerlerin (milli parklar, tarihi ve arkeolojik alanlar vb.) Gelişme ve Yönetim Planlarını yapar.

- Sulak alanlar, akarsu koridorları, maden ocakları, katı atık depolama alanları, ormanlar gibi insanlar tarafından tahrip edilmiş ya da edilmekte olan alanların sürdürülebilirliği ve onarımı için planlama yapar.

- Doğal kaynakların sürdürülebilirliğini ve verimli kullanımını sağlamak amacı ile bu kaynaklara yönelik envanter oluşturma, haritalama, analiz ve planlama koruma çalışmaları yapar,

- Turizm alanların fiziki planlamalarında doğal ve kültürel değerlerin korunması için ekolojik öncelikli planlarını hazırlar.

- Kentsel açık ve yeşil alan sistem(ler)i oluşturulmasını sağlamaktadır

Peyzaj tasarımı alanında:

- Kentsel yerleşimlerin bir kısmını 3802 bütününü kapsayan kentsel tasarım ve kent yenileme çalışmalarını yürütür.

- Topluma açık yeşil alanların (parklar, meydanlar, dinlenme alanları, yaya yolu ve bölümü, kıyı bantları, botanik bahçeleri, hayvanat bahçeleri, çocuk bahçeleri, oyun alanları spor bölgeleri, otopark vb.) yapısal ve bitkisel tasarımını yapar, uygulama ve bakımını yürütür.

- Toplu konut alanları ve toplu kullanım ortamlarında (üniversite kampusları, alışveriş mağazaları, toplu işyerleri vb.) bitkisel ve yapısal tasarım, uygulama ve bakım çalışmalarını yapar.

- Turizm ve dinlenme tesisleri, eğlence tesisleri (lunapark, aquapark vb.) ve su kıyısı rekreasyon tesislerinin yapısaş ve bitkisel tasarımını yapar, uygular ve bakımını yürütür.

- Tarımsal amacıyla çiftlik ve hobi bahçeleri tasarlar, uygular ve bakımını yürütür.

Çevre koruma ve peyzaj onarımı alanında :

- Çevre kirlenmesi, arazi bozunumu gibi çevre sorunlarının giderilmesi, bozulmuş olan yerlerin onarımı ve çevre kalitesinin yükseltilmesi için karayolları, maden ocakları, hareketli kumul alanları, havzalar, deniz kıyı kirliliği, dere kenarları, bataklıklar, katı atık depo alanları, tahrip olmuş tarım alanları, tahrip olmuş orman alanları gibi ortamlarda gereken planlama, yapısal ve bitkisel tasarım, mühendislik, uygulama ve danışmanlık hizmetlerini yürütür.

- Peyzaj mühendisliği hizmetlerini ilgilendiren sulama, aydınlatma, drenaj, atık bertaraf etme, arazi biçimlendirme (grading) gibi çalışmalarını yürütür.

- “Çevresel Etki Değerlendirmesi” çalışmalarında yer alarak raporlarını hazırlar.

Peyzaj yönetimi alanında:

- Kentsel ya da kırsal peyzaj yönetimi konularında fikir üretimi, projelendirme, uygulama, izleme, denetleme ve danışmanlık hizmetlerini yürütür.

- Kırsal yerleşim kalkınma programlarında yer bulur ve köy yenileme çalışmaları yapar.

-bölüm, yöre ve havza yönetimi çalışmalarında yer bulur.

Peyzaj mimarlarının kullandığı alet ve malzemeler nelerdir?

Peyzaj Mimarları aşağıdaki alet ve ekipmanlardan yararlanır;

- Uydu verileri, hava fotoğrafları, harita, planlar

- Bilgisayar donanım ve programları (GİS, Uzaktan algılama, bilgisayar destekli tasarım ve boyutlarında vb)

- Çizim araç – gereçleri, maket ve boyama malzemeleri

- Arazi ölçüm aletleri (GPS, teodolit, altimetre vb.)

- Toprak işleme şekillendirme çalışmalarında kullanılan alet – ekipman

- Görüntü sistemleri (video kamera, fotoğraf makinesi)

Peyzaj mimarlığı hangi konularda haber oldu?

"Ağaç Dikmeyi Peyzaj Sanan Bir Milletiz" (Yeni Şafak, Haziran 2013)

"Selimiye Camii'nin görüntüsünü bozuyor" diyerek etrafındaki ağaçları kestirten Edirne Valisi Hasan Duruer, "Ağaç dikmeyi peyzaj zanneden bir milletiz. Ağaçlara kutsallık atfediliyor. Edirne'nin inekleri ağaçlardır diyordum. Vatandaş her yere dikmiş. Dikilmesi tabii ki güzel ama ağaç çevreye ve doğaya dikilir" dedi.

Ağaç konusunda Edirne'de yaptığı çevre düzenlemesiyle tepki çeken Vali Hasan Duruer, şehir kültürünü ve ağaçları anlattı.

"Ağaç dikmeyi peyzaj zanneden bir milletiz"

"Şehirlerde ne yazık ki yanlış imar planları yapıldı. Yanlış düzenleme ile beraber şehirdeki yeşil alanlar büyük oranda kayboldu. Yeşil alanlar yalnızca camilerin bahçelerinde kaldı. Dolaylı olarak vatandaşın ağaç konusunda hassasiyeti var. Olması da gerekmektedir. Ama sorun şu biz ağaç dikmeyi peyzaj zanneden bir milletiz. Ağacı yalnızca yeşil olarak düşünüyoruz. Ama o ağacın cinsini bilmiyoruz. Nereye ağaç dikileceğini bilmiyoruz. Hangi ağaç nerde olur ve yetişir bilmiyoruz".

"Mimar Sinan neden çınar siparişi vermedi?"

"Eğer siz güzel eser yapıyorsanız bunun başkası tarafından görülmesini istersiniz. Selimiye gibi bir şaheser ortaya koyuyorsunuz. Lakin sonra ağaçlarla örtüyorsunuz. Mimar Sinan neden çınar siparişi yahut ıhlamur siparişi vermemiş? Bunu çok güzel düşünmemiz lazım. Ben Selimiye bahçesindeki ağaçların yaşını tespit ettim. En yaşlı ağaç 138 yaşında. Selimiye'nin 450 sene önce yapıldığını düşünecek olursak 1000 yaşında adı verilen çınarlar tam bir şehir efsanesinden ibaret."

"Ağaçlara kutsallık atfediliyor"

"Belli bir estetik anlayışı ne yazık ki yok. Dolaylı olarak ağaç dikmeyi peyzaj zanneden bir milletiz. Ağaçlara kutsallık atfediliyor. Edirne'nin inekleri ağaçlardır diyordum. Vatandaş her yere dikmiş. Dikilmesi tabii ki güzel ama ağaç çevreye ve doğaya dikilir. Tarihi eseri kapatacak halde dikilmez. Oraya dikilecek ağaçlar da bellidir. Türk milleti ağaç dikmeyi de cinsini de bilmiyor. Oysa ki sediri, ladini, köknarı farklıdır. Ama baktığınızda tamamı çam diye geçmektedir. Bu nedir diye soruyorsunuz 'Çam ağacı' diyor."

"Türkiye'de herkes istediği yere ağaç dikebiliyor"

"senelerden beri orman teşkilatı fidancılık konusunda çalışma yapıyor. Ama ne yazık ki bu kadar çalışma yapılmasına karşın yeterli bir konuma gelmiş halde değiliz. Bir takım stratejik hatalar var. Bir defa çok seri üretim yapıyorlar, hangi bitki üretecekleri konusunda ciddi bilgi eksiklikleri var. Bugün Avrupa'daki fidanlıkları gezdiğinizde tamamının çok düzenli ve tertipli olduğunu görüyorsunuz. Yalnızca temizlik değil, hangi ağacın yetiştirildiğini biliyorlar. Ağaçların da cinsine göre farklılaşan belli boylar vardır. Kimisi boy kimi ise çap olarak geçmektedir. Ama biz bunu dahi bilmiyoruz. Bilmediğimiz için de hepsini yeşil olarak değerlendiriyoruz. Türkiye'de herkes istediği yere ağaç dikebiliyor. Siz Selimiye'nin ortasına ağaç dikseniz kimse karışmaz."

"Tarihe zarar veriyorsa ağaç kesilebilir"

"Ağacın kutsallığı yoktur. Sökülebilir ve tekrar yenisi dikilebilir. Bir tanesini söker yüz tanesini dikersiniz. Tarihi esere zarar veriyorsa pratik bir biçimde kesebilirsiniz. Mimar Sinan Selimiye'yi yaptığında yer altında dehlizler yapmış. Ağacın kökleri bu dehlizleri örtüyor. Bu defa bina hava alamıyor. Sudan kurtaramadığınızda esere zarar vermektedir. Çok pratik bir biçimde sökebilirsiniz. Yenisini yaparsınız. Ağaç yalnızca ıhlamur değildir. Yüzlerce binlerce tür ağaç var. Gezi parkında hal değişik, orada bir takım duyarlılıklar var. O duyarlılıktan kaynaklanan toplumsal tepki var. Birkaç gün yapılmış olan tepkiyi haklı buluyorum lakin şuan geldiği noktada tepkinin aşırı olduğunu düşünüyorum".

"Edirne'de bine yakın ağacı söktük 3802 kestik"

"Edirne'de belki bine yakın ağaç söktük ya da kestik. Ama yüz binden fazla ağaç diktik. Nereye diktik? Orman sanayi bölümüne 16 bin, askeri alana dokuz bin adet ağaç diktirdim. Bunlar daha fazla Toros sedirleri ve mavi ladindir. Kapıkule'den otoban çıkışına kadar on binlerce ağaç diktik."

"Büyükşehirler ciddi ölçüde yurtdışından ağaç getirtiyor"

"Büyükşehir belediyeleri ciddi ölçüde ağaç getirtiyorlar. Diğer belediyeler ise ağaç alıyorlar. Temin edilen yerler: Sakarya, İzmir ödemiş, Yalova... Lakin büyükşehirler ciddi ölçüde yurtdışından ağaç getirtiyorlar. İyi bir planlama olsaydı bundan 15 sene önce planlayabilseydik şuanda bu kadar ithalat yapmamıza gerek yoktu. Büyük ölçüde ağaç yetiştirmek konusunda ciddi sıkıntılarımız var. Devletin bu konuda teşvik etmesi lazım. Hayvancılıkta olduğu gibi. Türkiye'de bu firmalar teşvik edilirse yurt dışına ithalat azalır. İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyesi sözleşmeli tarım yapsaydı, İstanbul olimpiyatları için ağaç siparişi verseydi bu kadar ithalat yapmazdık. Ama biz ne yazık ki büyük ölçüde dış ülkeleri besliyoruz. Ciddi paralar ödüyoruz. İyi bir planlama ile ithalat azaldığı gibi ihracat yapma şansına da sahibiz."

"Proje ve sermaye eksikliği var"

"Türkiye'nin iklimi buna müsait. Ama bilgi birikimi eksikliğimiz var. Proje ve sermaye eksikliği var. Türkiye'de büyük ölçüde ihracat yapabilir. Para ödemek yerine para kazanabiliriz. Türkiye çok ağaçlıklı bir bölüm değil.Avrupa ülkelerini hesaba kattığınız zaman ağaç varlığının çok çok fazla olduğunu görüyorsunuz. İç Anadolu, Doğu ve Güneydoğu bütünüyle kuraktır".

"Çok büyük ağaç alma merakımız var"

"İstanbul Büyükşehir belediyesinin ağaçlandırması tenkit edilecek çok şey olmasına karşın iyi halde. İzmit belediyesi daha fazla yerli firmalardan ağaç temin ediyor. Urfa Belediyesi'nin ağaçlandırması gayet iyi. Fiyatlar etrafına ve çapına göre değişir. Çok büyük ağaç alma merakımız var. O yüzden çok büyük paralar ödüyoruz. Sabretmemiz lazım. Çap ve çevre itibarı ile 10-16 ağaç yerine 25-30 otuz alıyoruz. Fiyat iki ve üç misli artıyor."

"Palmiyenin Sultanahmet Meydanı'nda işi ne?"

"Zevke göre dikiliyor genel olarak. Sultanahmet Meydanı'na palmiye ağaçlarının dikildiğini gördüm. Bir Akdeniz bitkisidir palmiye ve Sultanahmet Meydanı'nda işi yoktur. Benzer şeyi Selimiye Kışlası'nın bahçesinde de gördüm. Birinci ordu komutanına söylediğinizde bana kimse şu ana kadar böyle bir şey söylemedi dedi. Türkiye'de bir estetik zevk yok. İstanbul'a ait ağaçlar vardır. Erguvan, ıhlamur, çınar, diş budak, atkestanesidir ama palmiye değildir."

"Profesyonel danışmanlarımız yok"

"En büyük sıkıntılardan bir tanesi profesyonel danışmanlarımızın olmaması. Peyzaj sorumlulularına değil yalnızca park bahçe müdürlüğüne bırakıyoruz. Doğasına bakıldığı zaman hangi tür ağacın dikilmesi gerektiği görülmektedir zaten."

Emlak Mimar