Kışla nedir?

Askeri birliklerin barınması amacıyla kurulan büyük yapı, barınak ya da bunların toplu olarak bulunduğu komplekslere kışla denir.

 
 

Mimarlık

Kışla ne amaçla kullanılır?

Kışla'nın nasıl bir tarihsel evrimi vardır?

En ünlü kışlalar hangileridir?


Askeri alanlar imara açılıyor mu?

Kışla sözcüğü, dil bilimsel olarak, köken itibarı ile, büyük olasılıkla kışlamak sözcüğünden türetilmiş kışlaktan gelir. Türklerin göçebe olarak yaşadıkları zamanlarda, kışı, tüm mal varlıklarıyla beraber iklim şartları elverişli bir yerde geçirdikleri zamandan kalmış olmalıdır. Sonraları, yazın çadırda yaşayan ordu birliklerinin kışı geçirdikleri yerler ve yapılar için kullanılmış, zaman geçtikçe yalnız askerlerin toplu olarak içerisinde yaşadıkları yapıları tanımlar hale gelmiştir.

EN ÜNLÜ KIŞLALAR

İstanbul'da Selimiye ve Davutpaşa kışlalarını bilmeyen yoktur.

SELİMİYE

Selimiye Kışlası İstanbul'un Üsküdar ilçesinde III. Selim tarafından Nizam-ı Cedid askerleri için inşa ettirilmiştir.

Yeniçeriler'in isyanı nihayetinde yıkılan bu kışla II. Mahmut devrinde kâgir olarak tekrar bina edildi. Sultan Abdülmecid devrinde iki kez yenilenen kışlanın dört köşesine yedişer katlı birer kule ilave edildi.

Selimiye Kışlası Kırım Savaşı esnasında İngiliz askerlerine tahsis edildi. Modern hemşireliğin kurucusu Florence Nightingale 1854'te kışlaya gelerek yaralı İngiliz askelerinin tedavisinde görev aldı. Florence Nightingale ve beraberindeki hemşirelerin kaldığı oda son yıllarda müzeye dönüştürüldü.

Cumhuriyet zamanında değişik amaçlarla kullanıldı. 1959-63 yılları arasında Selimiye Askeri Ortaokulu adı ile askeri orta okuldu. Selimiye Kışlası zamanımızda I. Ordu Komutanlığı merkez binası olarak kullanılır

Kışlanın Güney-Doğu kulesinde Selimiye Askeri Ortaokulu Müzesi, Kuzey-Batı kulesinde ise Florence Nightingale Müzesi yer alır.

DAVUTPAŞA

Davutpaşa Kışlası yahut Davutpaşa Sahrası Rumeliye sefere çıkan Kapıkulu birliklerinin ilk menzili ve ordugahıdır.

İstanbul'un II. Mehmed tarafından fethinden sonra Yeniçeri Ocağının ilgasına kadar olan süreçte Avrupa'ya sefere çıkan Osmanlı ordusunun toplanma merkezi olarak kullanılmıştır. Ordunun uğurlandığı sahra olan ve tüm zamanlarda askeri amaçlarla kullanılmış bulunan bu mevkinin yerleşim planları II. Beyazıt'ın veziriazamı Koca Davut Paşa tarafından yaptırılmış olduğundan ötürü burası Davutpaşa Sahrası (daha sonrasında Davutpaşa Kışlası) olarak anılagelmiştir.

Osmanlı Devleti zamanında, Davutpaşa Sahrası olarak bilinen ve ordunun sefere çıkmak için toplanma merkezi olan bu mevkii, Cumhuriyet döneminden sonra, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bünyesine girmiş ve Davutpaşa'ya askeri tesis yapılmıştır.

Daha sonrasında TSK'nin girmiş olduğu küçülme politikası ile bu yerleşim birim boşaltılmış, Yıldız Sarayı'nın güzelce yıpranmasından ötürü yeni yerleşim alanı arayan Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörlüğü, Davutpaşa'ya taşınmaya karar vermiştir. Son yıllarda ise Esenler ilçesinin 5 km batısında konumlanmış Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Yerleşkesi olarak geçen yerleşim birimidir. Şu an için Yıldız Merkez Yerleşkesinde bulunan kısımlardan bazıları Davutpaşa Yerleşkesi'ne taşınmıştır.

KIŞLALAR, 2013 YILININ Yazın son ayı olan temmuzdan sonraki ayda NEDEN GÜNDEME GELDİ?

ÇÜNKÜ:

Milli Savunma Bakanlığı, askeri alanları sınır dışına taşıyarak boşalacak alanları imara açmaya karar verdi.

12 Ağustos 2013 tarihli Zaman gazetesinin manşetinde yer alan konuyla ilgili haber şöyle:

Milli Savunma Bakanlığı'nın yürüttüğü çalışma ile askeri alanların şehir dışına taşınması ve boşalacak arazilerin imara açılması gündemde. Uygulama hayata geçerse büyük şehirlerde 'yeşilin son kalesi' kışlalar da betonlaşma tehlikesi ile karşı karşıya kalacak. Uzmanlar, kışla arazilerinin halkın nefes alabileceği yeşil alanlar olarak kalması gerektiği görüşünde.

Milli Savunma Bakanlığı'nın şehir merkezindeki kışlaların kent dışına taşınmasıyla ilgili çalışma yürüttüğünü duyurmasının sonrasında, askeri alanların akıbeti de merak konusu oldu. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın kışla arazilerine talip olması, 'Yeşil alanlar betonlaşacak mı?' sorusunu akla getirdi.

537 bin 917 hektar alana sahip olan İstanbul 'da, toplam 21 bin 410 hektar Askeri Alan ve Askeri Güvenlik Kısmı bulunmaktadır

Tapuda hazineye kayıtlı olan ama kullanım için askerlere tahsis edilmiş bu alanlar boşalırsa araziler Hazine'ye dönecek. Araziler, hazırlanacak protokollerle bakanlık ve belediyelere tahsis edilebilecek. Boşalacak arazilerin ne amaçla kullanılacağı ise şimdilik bilinmiyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mücahit Demirtaş, “Askeri alanların topyekûn imara açılacağını söylemek de hiç imara açılmayacak demek de yanlış olur.” diyor. Uzmanlar ise İstanbul Sarıyer'deki Zekeriyaköy örneğini hatırlatıyor. 2010 senesinde hava füze üssü olarak kullanılabilen 500 dönümlük yeşil alan boşaldıktan sonra, bölümde iki kattan fazla ev yokken, 5 katlı bloklar kurularak yapılaşmaya açılmıştı.

İstanbul genelinde çarpık biçimde yükselen meskenlerin arasında, askeri bölüm ve mezarlıklar yeşil alan olarak korunmuş halde. İmar yasağı olduğundan çarpık yapılaşma bu bölümlerde son buluyor. Yerleşimin yoğun olduğu Esenler, Maslak, Kağıthane'de yeşil kalan alanları askeri bölgeler oluşturuyor. İstanbul'da askeri alanların boşaldıktan sonra imara açılması örneği Sarıyer'deki Zekeriyaköy'de karşımıza çıkıyor. 2010 senesinde hava füze üssü olarak kullanılabilen 500 dönümlük yeşil alan boşaldıktan sonra, bölümde iki kattan fazla ev yokken, 5 katlı bloklar kurularak yapılaşmaya açılmış halde

Askeri alan içerisinde kalıp orman siciline kayıtlı yerler de var: Tuzla Piyade Okulu, Maslak'taki 3. Ordu Komutanlığı sınırları içinde yer alan yeşillik alanlar orman siciline kayıtlı. Bu bölgelerin Orman Kanunu'na tabi olduğu için yapılaşmanın söz konusu olmadığını belirten Marmara Belediyeler Birliği Başkanı Recep Bozlağan, “İstanbul'da askeri alan içinde kalan bazı bölgeler ormanlık vasfını yitirmiş bulunuyor. Esenler Belediyesi sınırları içerisinde kalan Metris ve Topkule kışlalarında orman yok. Ancak tescilde Orman Kanunu'na tabi olabilirler. Aynı şekilde İstanbul'daki askeri bölgeler içinde kalan küçük koruluk şeklinde ormanlık araziler de var. Askeriye buralardan kalktığı zaman bu araziler ne olacak? Eğer sicile orman diye girmişse Orman Kanunu'na tabi olacak.” diyor. Bozlağan, ormanlık arazi dışında kalanların ise kentsel dönüşüm kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor: “Şehrin içinde arsa kaynakları sınırlı. Askeri araziler bu açıdan çok önemli. Kentsel dönüşüm ihtiyacını karşılamak için değerlendirilmesi gerek.”

Nurettin Sözendöneminin İmar Planlama Daire Başkanı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Mehmet Yıldız da her dönemde birçok askeri alanın imara açılarak yapılaşmanın olduğunu söylüyor. Hazine arazilerinin önce belediye tarafından sosyal ve kültürel tesis alanına dönüştürülerek imara açıldığını ifade eden Yıldız, “Daha sonra buralara tapu çıkartılıyor. Belediyeler adına kaydedildikten sonra yeni bir plan şekli geliyor. Çoğu benzin istasyonu, ticaret merkezi ve konut olarak yapılıp satılıyor. Eğer bu alanlarda sosyal donatı olarak kullanılmazsa İstanbul'un geleceği kararır.” diye konuşuyor. Askeri alanların devredilmesinin Bedrettin Dalan'ın belediye başkanlığı döneminde başladığını hatırlatan Yılmaz, şu ifadeleri kullanıyor: “Mesela Maslak'ta 42 kooperatif, 4. Levent'te karayolcular gibi birçok kooperatif belediye aracılığı ile devredildi. Hatta Zeytinburnu'ndaki tank fabrikasının devri için protokol de yapılmıştı.”

İstanbul'daki kışlaların imara açılmasının, gereken olan yeşil alanlarında elden gideceğini söyleyen TMMOB Mimarlar Odası da kışlaların yeşil kalması uyarısı yapıyor. Kamu mülkündeki alanların o bölümdeki donatı ihtiyacının giderilmesi yönünde kullanılması gerektiğinin özellikle üzerinde duran İstanbul Şehir Plancıları Odası Başkanı Tayfun Kahraman, “Askeri alanları kamulaşmaya açmak demek kentteki tüm damarları tıkamak demektir. Bu alanların yeşil alan olarak kullanılması ve kamu mülkiyetinde kalması sağlanmalı.” çağrısında bulunmaktadır

İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı Şehir Planlama Müdürlüğü'nün çevre planlaması raporunda ise şu ifade dikkatleri üzerine çekiyor: “Milli Savunma Bakanlığı'nın programı dahilinde askeri alanına çıkarılması durumunda, bu alanların her şeyden önce sosyal ve teknik altyapı (eğitim, sağlık, kültürel tesis, mezarlık, yeşil alan vb.) alanları olarak kullanılması öngörülmüştür.”

******

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mücahit Demirtaş:Askeri alanların topyekûn imara açılacağını söylemek de, hiç imara açılmayacak demek de yanlış olur. Konumlarına ve yerlerine göre, askeri alanlar taşınınca bu alanlara imar düzenlemeleri yapılabilir. Fakat çok konutlu bir şey olmaz. Askeri alanlar dediğimiz her taraf orman değil. İçinde büyük eğitim alanları var. Sonuç olarak hangi planlamayla ilgili nasıl bir yol izlenecek bilinmiyor. Fakat böyle bir çalışma sürüyor.

******

İstanbul Kentsel Dönüşüm Müdürü Bülent Babaoğlu:İstanbul'daki askeri arazilerin rezerv alanı olmasıyla ilgili çalışmalar var. Bu alanlara dev parkların yanı sıra piknik alanlarının yapılması yönünde görüşmeler devam ediyor. Buraları kullanarak kentin yoğunluğunu hafifletmek hedefleniyor. Ama TSK'nın 'Burası artık bize lazım değil.' demesi gerekiyor.

******

AK Parti Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Erol Kaya: Askeri alanların taşınmasıyla oluşacak yeni alanları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın kentsel dönüşümle ilgili olarak depolama alanı olarak değerlendirmesi söz konusu. Yani bu yerler, yeni yapılaşma yerine kentsel dönüşüm esnasında boşaltılacak alanlar için kullanabilir. Sırf yeşil alan olarak kalması doğru mu? Bu da değerlendirilebilir.

******

Hacettepe Üniversitesi Çevre Mühendisliği Kısım Başkanı Prof. Dr. Cemal Saydam: Askeri alan taşınacaksa eğer elbette yeşil kalmasını isterim. Buraları imara açmanın anlamı ne olabilir? Etrafta yeşil kalan tek yerler askeri yerlerdir. İstanbul Boğazı'na bakın mesela, yeşil kalan yerler askeri yerlerdir.

******

Mimar ve Kent Bilimci Ahmet Vefik Alp:İstanbul'da kurtarılmış bölgeler olarak elimize bir tek askeri alan ve mezarlıklar var. İstanbul'da kişi başı 2 metrekare yeşil alan olduğunu tahmin ediyoruz. Halbuki bu rakam gelişmiş ülkelerde en az 12 metrekare. O yüzden bugüne kadar korunmuş askeri alanların kent parkı ve kültürel alan olarak saklanması gerekiyor.

******

Mimar ve Mühendisler Grubu Başkanı Murat Özdemir:Kentsel dönüşümde rezerv alan tanımı var. Bu maksatla askeri alanların dönüşümde geçiçi olarak kullanılacağı söyleniyor. Bu alanların kullanıma açıldıktan sonra kalıcı olarak yapılaşma tehlikesi var. Bu alanların ne amaçla kullanılacağı kesin olarak belirlenmeli. Ardından buraların mümkün mertebe yeşil alana dönüşecek şekilde kurgulanması gerekiyor.

******

Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhçu: Şehir içindeki askeri alanların özelleştirilmesi ve imara açılması ile ilgili bir torba yasa gündeme geldi, fakat TBMM'den henüz geçmedi. Bu yasa kapsamında kıyı alanlarda bulunan askeri bölgeler dahil, bütün kamu kuruluşları tesislerinin imara açılması gündemde. Bu uygulamalar gerçekleşirse kentler son yeşil alanları betonlaşarak kaybedecektir.

******

Doğa Savaşçıları Çevre Örgütü Başkanı Zafer Murat Çetintaş: Askeri alanlar tamamıyla halkın nefes alabileceği yeşil alanlar olarak kalmalı. Yeşil alanlar yok oldukça su havzaları da zarar görüyor. İstanbul'un su sıkıntısına sebep olabilir.

Kışla nedir? - emlakmimar.com

Kışla nedir? - emlakmimar.com

Kışla nedir? - emlakmimar.com

Emlak Mimar